Eğitim Güneşi

Masallarla Sıvı Ölçüleri

2016-05-10 23:57:00

YOLUMUZDAKİ ENGELLER         Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Hizmetçileri yarım litrelik altı sürahiye kralın içeceğini eşit olarak dolduruyorlarmış.        Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler. Kral, sabah yediden, öğlen on iki otuza kadar bunları izledi. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.     Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi. Küfesinin içerisinde suyunu çıkarttı. Dört litrelik suyun yarısından bir litre fazlası dökülmüştü. Kalan suyu içti. Hem çok yorulmuş hem de çok terlemişti. Bu yüzden susuzluğu devam ediyordu. Elli tane yarım litre olsa, onun da beşte birini içebilirim diye söylendi. Sonra iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama kayayı da yolun kenarına çekti.     Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde .’’Bu altınlar kayayıyoldan çeken kişiye aittir.”Diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığıbir ders almıştı.    Aşağıdaki soruları çizgisiz defterinize cevaplandırınız. Türkçe 1) Öyküde anlatılan olay ne zaman yaşanıyor? 2)Öykünün konusu nedir? 3) Öykünün ana kahramanı ve yard... Devamı

Masallarla Türkçe, Hayat Bilgisi, Matematik, Görsel Sanatlar, Mü

2016-05-10 00:58:00

                                 KAVGACI ASLANLA YABANDOMUZU       Bir yaz günüymüş. Aslan serinlemek ve su içmek için evinden iki yüz metre uzakta olan nehire  gelmiş. Tam o sırada yabandomuzu da su içmek için suya eğiliyormuş. Aralarındaki mesafe bir metreden yirmi beş santimetre eksikmiş. Aslan:  - Çekil bakalım, suyumuzdan içelim, demiş.  - Çekil de ne demek? Demiş yabandomuzu. Biz hayvan değil miyiz, biz de su içmez miyiz? -Amma laf, asıl sen çekil!      Sen çekil, hayır sen çekil... diye itişip kakışmayla iki metre kırk beş santimetre sudan uzaklaşmışlar. Sonunda itişmeleri kavgaya çevrilmiş. Nasıl bir kavga? Kıyasıya, kırasıya, öldürüp ölmecesine! Kan ter içinde kalmışlar. Ayrılmışlar sonunda. Bir soluk alırlarken, bir de ne görsünler? Tepelerindeki beş metreden yirmi beş santimetre fazla olan ağaca beş tane akbaba, akbabaların beşte birinden on bir fazla karakarga, karga ve akbabaların yarısının üç katından beş eksik atmaca  konmuş: Aman birbirlerini hemen öldürseler de leşleri bize kalsa... Diye bekleşmişler.  Hem aslan, hem yabandomuzu anlaşmış:  -Aman, kavgayı dövüşü boş verelim! Yine eskisi gibi dost olalım. Bu akbabalarla kara kargalara yem olmayalım, iyisi budur ... Demişler, yollarına gitmişler.  ( Bu öyküyü Ezop’tan  sizin için düzenledim. Öyküyü okuyarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.) TÜRKÇE 1- Öykü ne zamanda geçiyor 2- Öykünün ana kahramanları kimlerdir? 3- Öykü nerede geçiyor? 4- Aslan ile yabandomuzu niçin kavga etmişler? 5-Öykü... Devamı

Masallarla Zaman Ölçüleri

2016-05-08 23:31:00

                                                 AT İLE KURT          En son iki gün önce yemek yemişti. Geceleri uyuyamıyordu. Sabah saat  altıda ininden çıktı. Kırlarda kırk beş dakika gezindi. Çimenliklerde bir at gördü. Kurt atı görünce sevindi. Koşarak beş dakikada atın yanına geldi. —İşte güzel bir yiyecek. Birazda aptal ise işim daha kolay olur. On beş dakika onu konuşturup dikkatini dağıtırsam iyi bir kahvaltı yapmış olurum diye düşündü. Kurt, ata yaklaştı: —At kardeş, ben doktorum. Bütün otları tanırım. Bütün hastalıkları bilirim. At, kurdun kurnazlığını anlamıştı: —Çok iyi ettiniz de geldiniz. Arka ayağıma kocaman bir diken battı. Onu çıkarır mısınız? —Çıkarırım, dedi kurt. Kurt, iyi bir fırsat bulduğunu düşündü. Atın etrafından üç tur atarak on dakika daha atı inceledi. Atın arka ayağına yaklaştı: — Şunu bir göreyim. Dikeni çıkartmak kolay, dedi. Beş dakika ayağı inceledi. Kurdun, ağzının suyu akmıştı. Atın neresinden ısıracağını düşünüyordu. Kurt iyice yaklaştı. Tam o sırada at, bir çifte attı: —İşte şu ayağımda kurt kardeş, dedi. Kurdun yüzü gözü kan içinde kalmıştı. On dakikada kendisine zar zor geldi. Bağıra bağıra uzaklaştı. At da taze otları yemeye devam etti. Yarım saat sonra arkadaşlarıyla buluşacaktı. En iyi arkadaşının doğum günü partisi vardı. Tam dört saat eğlenceli zaman geçireceklerdi. ( Bu öyküyü La Fontaine Masalları adlı kitaptan sizler için düzenledim)                Aşağıdaki soruları saat çi... Devamı

Ah Bir Martı Olsam kitap değerlendirmemiz

2016-04-23 23:52:00

Adım Soyadım:…………………………………………. Numaram:……… 1-Hikâye ne zaman yaşanıyor? ………………………………………………………………………………………………. 2-Kahramanımız, neden hep ders çalışmak zorundadır? …………………………………………………………………………………………….. 3-‘Benim bir dediğim iki edilmeyecekti’ifadesinin anlamı nedir? ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….. 4-Kahramanımızın, martılara taktığı isim nedir? ………………………………………………………………………………………………. 5-Kahramanımızı, kardeşiyle  hangi sorunları yaşıyor? …………………&helli... Devamı

Avucumda Bir Kuş Var kitap değerlendirmemiz

2016-04-24 00:16:00

Adım Soyadım:……………………………………………….Numaram:……………Sınıfım:……… 1- Öyküde anlatılan olaylar hangi mevsimde yaşanıyor? ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………… 2-Seyirciler ayağa kalkar avaz avaz bağırırlar. Tümcesinde altı çizili sözcüklerin anlamı nedir? ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………......................... 3-Kahramanımız derslerini bitirince neler yapıyo... Devamı